Sinanpaşa

03 Sinanpaşa sitemize hoşgeldiniz.
Sitemize üye olmak için kayıt ol tuşuna basınız. Üyelik aktivasyonunuzu gerçekleştirmek için mail adresinize gönderilen aktivasyon linkini tıkladıktan sonra üyeliğiniz aktif hale gelecektir. Üyelik işlemi gerçekleşirken açıklamaları lütfen dikkatli okuyunuz. aktivasyon için mail adresinize gönderilen yanlış linki tıklamayınız.

FORUMDA konu açmak isteyenler ilgiye uygun sayfada konu açabilir. Konu hakkında internet ortamına yüklenilen fotoğrafların url bağlantısını kullanarak fotoğraf paylaşabilinir. Bunların yanında video, anket vb gösterimler, yayınlar yapılabilinir.

Her Şey Güzel Sinanpaşa Bölgemizin Güzelliklerini Tanıtmak İçin....


Sinanpaşa Bölgemizin Sanal Vizyonu. Bölgesel Sinerjinin Güçlü Sesi. Tüm Hemşerilerimizin Sitesi.


    Halil İbrahim Bereketi (Hikaye)

    Paylaş
    avatar
    Yasin_ERSÖZ
    Site Yetkilisi
    Site Yetkilisi

    Mesaj Sayısı : 252
    Yaş : 44
    Nerden : İzmir
    Kayıt tarihi : 26/01/09

    Halil İbrahim Bereketi (Hikaye)

    Mesaj tarafından Yasin_ERSÖZ Bir Salı Mart 17, 2009 8:29 pm

    HALİL İBRAHİM BEREKETİ

    Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

    Büyüğü Halil.

    Küçüğü ise İbrahim...

    Halil evli, çocuklu.

    İbrahim ise bekârmış...

    Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...



    Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

    Bununla geçinip giderlermiş.. .

    Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

    İkiye ayırmışlar.


    İş kalmış taşımaya.

    Halil, bir teklif yapmış :

    İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
    Peki, abi demiş İbrahim...

    Ve Halil gitmiş çu val getirmeye... .

    O gidince, düşünmüş İbrahim:

    Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

    Böyle demiş ve

    Kendi payından bir miktar atmış onunkine...



    Az sonra Halil çıkagelmiş.

    Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.

    Peki abi.

    İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

    O gidince, Halil düşünür bu defa:

    Der ki:

    Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

    Ama kardeşim bekâr.

    O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

    Böyle düşünerek,

    Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

    Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

    Bu, böyle sürüp gider.

    Ama birbirlerinden habersizdirler.

    Nihayet akşam olur.

    Karanlık basar.

    Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

    Hatta azalmıyor bile.

    Hak teala bu hali çok beğenir.

    Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...

    Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.

    Şaşarlar bu işe...

    Aksine çoğalır buğdayları.

    Dolar taşar ambarları.

    Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
    Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.

    EVİNİZE VE HAYATINIZA HALİL İBRAHİM BEREKETİ DİLERİM

      Forum Saati Ptsi Eyl. 25, 2017 11:34 am