Sinanpaşa

03 Sinanpaşa sitemize hoşgeldiniz.
Sitemize üye olmak için kayıt ol tuşuna basınız. Üyelik aktivasyonunuzu gerçekleştirmek için mail adresinize gönderilen aktivasyon linkini tıkladıktan sonra üyeliğiniz aktif hale gelecektir. Üyelik işlemi gerçekleşirken açıklamaları lütfen dikkatli okuyunuz. aktivasyon için mail adresinize gönderilen yanlış linki tıklamayınız.

FORUMDA konu açmak isteyenler ilgiye uygun sayfada konu açabilir. Konu hakkında internet ortamına yüklenilen fotoğrafların url bağlantısını kullanarak fotoğraf paylaşabilinir. Bunların yanında video, anket vb gösterimler, yayınlar yapılabilinir.

Her Şey Güzel Sinanpaşa Bölgemizin Güzelliklerini Tanıtmak İçin....


Sinanpaşa Bölgemizin Sanal Vizyonu. Bölgesel Sinerjinin Güçlü Sesi. Tüm Hemşerilerimizin Sitesi.


    Malatyalı İmam ( Halkın Dilinden Anlayan İmam )

    Paylaş
    avatar
    Yasin_ERSÖZ
    Site Yetkilisi
    Site Yetkilisi

    Mesaj Sayısı : 252
    Yaş : 44
    Nerden : İzmir
    Kayıt tarihi : 26/01/09

    Malatyalı İmam ( Halkın Dilinden Anlayan İmam )

    Mesaj tarafından Yasin_ERSÖZ Bir Ptsi Mart 30, 2009 10:38 pm

    Malatyalı İmam

    Celal Tilgen, Malatya'daki Şeker Camii'nin imamı.

    Lakabı, şeker Hoca. Ama bu lakabı sadece camiye borçlu değil.

    Tilgen yani namı diğer şeker Hoca, ülkenin en modern din adamlarından biri.

    Vaazlarını laptopla veriyor. Soruları internetten yanıtlıyor, vaaz
    arası reklam alıyor.

    Vaazını 'Malatyaspor Galatasaray'ı yensin, amin' diye bitiren ama
    kimseden tepki almayan bir din adamı.

    Şeker Hoca bir alem hoca : 'Peygamberimiz yaşasaydı cipe binerdi,
    zaten devenin de iyisine binmiş!' diyor. Teravih namazında eli boş
    gelen kadınlara 'Televizyon programlarına börek çörek yapıp
    gidersiniz, buraya eliniz boş geliyorsunuz! ' diye takılıyor.
    Söylediklerini oya sunuyor, Cuma namazının farzını kıldırıp
    'Memleketin 330 milyar dolar borcu var, haydi şimdi gidip çalışın!'
    diye cemaati işlerinin başına gönderiyor. O Malatya'nın ünlü şeker
    Camii'nin şeker Hoca lakaplı imamı Celal Tigen. Basın Yayın Halkla
    İlişkiler mezunu. Yaşını sorduğumuzda '52 modelim!' diyor. İşte
    sorular ve cevaplar:

    Cemaatiniz camiden taşıyormuş. Nedir bunun esbab-ı mucibesi?

    'Zebanilerden, cehennemde kaynayan kazanlardan, cehennem ateşinde
    yananlardan bahsetmem. Cami korkutma yeri değil, sevdirme yeridir.
    Adam camiye zaten dert, ızdırap içinde geliyor. Bir de cehennemden mi
    bahsedeceğiz? '

    Camide promosyon uygulamanız varmış?

    'Gelenleri caminin monoton havasından kurtarmak lazım. Camiye gelen
    çocuklara camiyi sevdirmek gerekir. Onlara sorular soruyorum,
    bilseler de bilmeseler de şehirler arası bilet, çeyrek cumhuriyet
    altını veriyorum.'

    Camilerde niye devamlı ayakkabılar çalınır?

    'Bizde ayakkabılar kaskoludur. Ayakkabısı çalınana ayakkabı alıyorum.'

    Hep böyle grand tuvalet mi giyersiniz?

    'İslam dini cübbe, sarık, takke ve tesbihten ibaret değildir.
    Peygamberimiz sıcak iklimde yaşadığı için entari giymişti. Kutuplarda
    yaşasa öyle mi giyecekti?'

    Hurafeler ve batıl inançlara niçin bu kadar itibar ediliyor?

    'Şiddetle karşıyım. Gidiyorlar türbelere, çaputlar bağlıyorlar, ' Al
    sana göbek, ver bana bebek!' bunlarla uğraşıyorlar. Malatya'da Keşaf
    Baba Türbesi var. Bir baktım kadınlar türbenin etrafında neredeyse
    içki kokteyli yapıyorlar. Yakını içki içen eline viski, şarap, rakı
    ne varsa mezara getirmiş. Şimdi bu adam kalksa bunları kovalasa haklı
    değil mi? Bunlar dini, takvim yapraklarında, cami diplerinde
    öğrendikleri için oluyor.'

    Allah bilir sizin internet siteniz de vardır?

    'Cemaate; www.celalhoca. com.tr 'ye girin, sorular sorun dedim. Cemaat
    araştırmış. 'Hocam bulamadık!' dediler. Sitem yok, espri yapmıştım.
    Ama hazırlıkları yapılıyor, yakında olacak.'

    Cuma Namazının farzını kıldırıp cemaati gönderdiğiniz oluyormuş, niye?

    'Bu memleketin 330 milyar dolar borcu var. Namazın farzını
    kıldırdıktan sonra; 'Haydi şimdi gidin çalışın, memleket düzlüğe
    çıksın!' diyorum.'

    Sizden rahatsızlık duyanlar yok mu?

    'Neşeli şeyler anlatıyorum diye çok tepki verdiler. Dini
    preslemişler, monoton hale getirmişler. İslam dini güler yüzlü bir
    din ama namazı bile somurtarak kılıyoruz.'

    Şeker Hoca devam ediyor:
    'Şeker Camii'ne yalınayak gelinmesini yasakladım. Ayağında mantar,
    egzama, başka bir hastalık olabilir. İnsanlar o ayakla basılan yere
    secde ediyorlar. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı'na cemaate galoş
    giydirelim dedim. Henüz alamadım ama 1000 tane alıp koyacağım
    camiye.'

    ***


    'Bir gün sabah namazı için camiye gelmiştim. Üstünde hırka olan
    birini gördüm ama çok karanlıktı, tanıyamadım.'Kimisiniz?' dedim,
    'Turgut Özal'ım' dedi. O sırada Başbakandı. Korumalarını atlatıp
    gelmiş. Annesi Hafize Hanım'la tanıştırıp aile imamları olmamı, dini
    konularda onları yönlendirmemi ve yılda 5 kere hatim indirmemi istedi.
    'Babam için 5 kere hatim indirmiyorum, ancak bir kere yapabilirim! '
    dedim. 'Peki öldükten sonra mezarıma 5 yıl boyunca gelip dua okur
    musun?' dedi.
    'Ya Amerika'da, Arabistan'da ölürseniz, nasıl geleyim?' dedim, onu da
    kabul etmedim.
    Ama 4 yıl boyunca Özal ailesinin aile imamlığını yaptım.'

    ***

    'Bir zaman cami yeni yapıldığı zamanlarda 4 avize gerekiyordu. Halde
    çalışan birine; 'Sen camiye avizeleri getir, ben senin reklamını
    yapayım!'dedim. Cami doluyken cemaate; 'Namazın farzı kaç diye sorsam
    aranızda bilen olur, bilmeyen olur. Haydi ondan da vazgeçtim,
    abdestin farzını sorsam onu da bilen olur, bilmeyen olur.. Ama
    kaliteli, ucuz sebze ve meyvenin hal binası No:47 Şahin Topaloğlu'nda
    satıldığını bilip oraya gidersiniz!' dedim. 15 gün sonra avizeleri
    getirdi. 'Hocam, gelen giden benim dükkanı soruyor, caminin başka
    ihtiyacı var mı?' diye sordu.'

    ***

    'Bir ara dünya kupası maçı vardı. Birkaç rütbeli kişi teravih
    namazını da, maçı da kaçırmak istemiyordu. 'Hocam ne yapacağız?' diye
    sordular. 'Teravihe gelin, hızlı kıldırıp sizi maça yetiştiririm! '
    dedim. Birkaç rekatı hızlı hızlı kıldırdım. Sonra biraz rolantiye
    almışım. Maça geciktiler. 'Hocam ne yaptın?
    İyi gidiyordun,sonra birden yavaşladın?' dediler. 'Yahu radara
    yakalandık! Görmediniz mi, cemaatin arasında Malatya Müftüsü vardı?'
    dedim.

      Forum Saati Ptsi Mart 27, 2017 4:47 am